how to survive erasmus as an introvert




Yılların introverti erasmusa gitti. Hem de gitmişken tam gitti. Bir yıllığına.


Eylül ayında nereden kalkıştığımı bilmeden Londra yolcusu oluverdim. Giderken diyordum "içimdeki babane ile Erasmus'a gidiyorum" diye. Babane hala yaşıyor arkadaşlar. Ona bir şey olmadı. Ama gitmeden çok endişeliydim. Yılların introverti, ne yapacak orada. Erasmus demek parti demek sosyalleşmek demek. Benim içinse bunlar anksiyete demek.

Erasmus öncesi yeni bir kavram bulmuştum (sosyolog adayı iş başında): Comfort Zone Earthquake. Gitmeden önce hissettiğim şey tam olarak da buydu: İçeriden bir sarsıntı, battaniye olsa da altına girsem hissi. Bu yüzden gittim aslında. "Sen misin introvert hadi o zaman al sana Erasmus" diye. Çocuğu yüzme öğrensin diye lök gibi denize atma yöntemi yani.

Introvert olsun olmasın Erasmus'a gitmekten endişe duyan, ya partilemekten başka erasmus oluyor muymuş acaba diye merak eden varsa buyrun sizin için minik bir survial kit.

Not. Introvertliği tanımlamayacağım zaten milyon tane yazı var bunun hakkında. Ancak şunu belirtmeliyim ki introvertlik utangaçlık değildir. Sosyal anlamda garip de değildir. Introvertler sosyalleşmeyi sevmez diye de bir şey yok.



(yurda yakın keşfettiğim yürüyüş yollarından en sevdiğim) 

1. Öncelikle introvertliğinizle barışın. Bunu kendinizi hiç tanımlara sokmadan doğrudan nasıl bir insan olduğunuzu kabul ederek de yapabilirsiniz. Benimse bu durumla kısmen barışmamı sağlayan bir tanım bulmamdı. Yani durumumun bir tanımı olması bir şekilde yalnız olmadığımı görmemi sağladı. "sorunlu" ya da "eksik" olmadığımı anlayıp bir anda normalleştirdim durumu.

2. Introvertlikle barışmanın ikinci adımı da extrovert olmaya çalışmayı bırakmak. Tabi ki bunlar öyle sınırları belli kavramlar değil. Hepimizin hem extrovert hem de introvert halleri var. Ama çok çabalarsan öbür tarafa geçersin gibi bir durum yok. Extrovert olmak zorunda değilsin. Bunu bir kere kabullenirsen her şey çok daha kolay oluyor.

3. Sosyalleşmenin birinci kuralı düşünmemek. Hiç bir şeyin üstüne düşünmeyin. Hareketlerinizi sorgulamayın. Yapmayı istediğiniz şeyi kafanızda ikince kez düşündüğünüz zaman "amaan yaa boşver" diye vazgeçme oranınız çok yüksek. Anlık hareket etmeniz lazım.

4. Ev arkadaşlarınızla sosyalleşin. Okulda sosyalleşmekten daha kolay. Çünkü zaten onlar da konuşmak için insan arıyor olacak. "Bu insanlara ihtiyacım yok ki" diye düşünmeyin. Mümkünse yurt sınırları dışında vakit geçirin.

5. Partilemek zorunda değilsiniz. Erasmus illa dağıtmak içmek sıçmak sevişmek değil. Burda önemli olan alışa gelmiş Erasmus davranış modelini yapmadığınızda kendinizi kötü hissetmemeniz. Yani ben partilemiyorum bende bir sorun var neden herkes gibi olamıyorum diye düşünmeyin. Zaten bir süre sonra fark edeceksiniz sizin gibi partilemek istemeyen bir sürü insan var. Erasmus'ta küçük kent ve kasabalardan gelmiş bir sürü insan oluyor. Ve ilk defa "özgürlüğü" tatma kısmını yanlış anlayıp dağıtabildiğim kadar dağıtayım bir daha fırsatım olmaz hazır bir sene burdayım mantığıyla bakıyorlar. Canınız istemiyorsa cuma akşamı yurda yakın gece klübüne gitmektense sizin gibi bir kaç kişiyi yanınıza alıp film izleyin mesela. Kimseye hesap vermek zorunda değilsiniz onlar gibi "eğlenmediğiniz" için.


(özledim bu hanımları)

6. Gidiş amacınızı düşünün. Benimkisi Londra'yı keşfetmek ve orayı ev haline getirmekti. Ne Erasmus ne okul umrumda oldu. (derslerden geçtim geçtim) Kendimi yurt hayatı veya kaldığım kasabayla sınırlamadım. Londra'ya odaklandım.

7. Türk bulun. Herkes bulmayın der. Bu benim ne ilk uzun yurt dışı deneyimim ne de ilk yabancı okul deneyimim. İkisini de yaptım. Güvenin bana. Yabancılarla ne kadar birbirinizi sevseniz iyi anlaşsanız konuşsanız da tıkanan bir nokta hep oluyor. İşte o zaman yurdum insanı ilaç gibi geliyor. Sadece türklere takılıp senenizi öyle geçirin demiyorum. Ama bir Türk arkadaşınız hep olsun. Bir ay içinde paylaşmadığınız kadar şeyi bir Türkle 3 saatte konuşabilirsiniz. Sizin gibi birinin varlığı yumuşak yastık hissi gibi bir güven veriyor. Ayrıca hiç merak etmeyin zaten en sonunda herkes kendi milletinden insanlarla takılmaya başlıyor.

8. İlk iki gününüzü kesinlikle birileriyle tanışarak konuşarak geçirin. Etraftaki Amerikalıların gruplaşıp yemeklere çıkmasını aldırmayın. ilk iki günü atlatırsanız gerisi geliyor. Herkes çok kolay sosyalleşiyor ben neden böyleyim demeyin. 3. kuralı uygulayın.

9. Kaybedeceğiniz hiç bir şey yok. Zaman dışında. Ben ilk 3 ayımı net depresyonda geçirdim. Manasız. Ben yaptım siz yapmayın.

10. Uzak mesafe ilişkiye hayır. Comfort zonenunuzu körükleyen bir şey. Bu sadece sevgili olmak zorunda değil. En yakın arkadaşınız ya da aileniz için de geçerli. Milletle puba gitmek yerine skype yapmayın.

11. "E tamam klasik Erasmus'u yapmıyorum, partileyip sevişmiyorum napıcam o zaman?"
Döndüğündünde farklı bir insan olmak istiyorsan (ki zaten bence Erasmus'a o yüzden gidilir) o farklı insana dönüşmek için elinden ne geliyorsa onu yapman lazım. Geldiğiniz yerde fırsat bulamayacağınız etkinliklere gidin. Yani bir düşün. Ben daha fazla sanat bilgim, daha fazla lokal yer bilen, entellektüel anlamda gelişmiş ve okul bittiğinde ne yapacağına dair bir fikri olan bi insana dönüşmek istiyordum. Çok mu sıkıcı? Ben "İsveçte refah devleti sistemi nasıl işliyormuş bi göreyim" diye erasmusa giden tanıyorum lütfen. 


(yurt odam) 

12. Gittiğiniz yeri ev haline getirin. Benimsemediğiniz bir yerde zaman geçmiyor.

13. Klasik Erasmus yapmak zorunda değilsiniz ama biraz da sınırlarınızın dışına çıkmanız gerekiyor. Yapmadığınız şeyleri, fırsat bulamadığınız, korktuğunuz şeyleri yapın. 1 senenin sonunda geriye dönüp keşke şunu da yapsaydım neden böyle pasif kaldım ki demek çok kötü olur.

14. Kendinizi şarj etme ihtiyacını insanlardan saklamanıza gerek yok. Bahaneler bulmayın. Açık açık söyleyin yoksa insanlar sizin onlarla vakit geçirmek istemediğinizi sanabilir.

15. Yeni alışkanlıklar edinin. Tek başına yaşayacaksınız. Bir sürü şeyi düzene sokmak için inanılmaz bir fırsat. Kahvaltınızı sağlıklı hale getirin, yürüyüş yapın, kendinize zaman ayırın. 

-B

Share:

4 yorum

  1. Erasmus'tan kaçmış sağlam bir introvert olarak keşke gitseydim dedirtti :(

    YanıtlaSil
  2. 16. İmkanınız varsa bunaldığınız anda çevre ülkelere uçak bileti bakınmaya başlayın. Türkiye'de olmamanın bir çok güzel noktalarından biri de ucuz uçak.

    17.

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil