Londra Postası: Bir cumartesi doğu londra'da ne yapılır



Haftasonunu erkenden getirelim biraz da Londra havası alalım dedik. Şu dakika Londra'da olsam ilk gideceğim yer kahvaltı için Look Mum No Hands! olurdu. Benim gibi sabah tatlıcılarındansanız ve tezgahta Guinness Cake varsa affetmeyin. Look Mum No Hands! aynı zamanda bir bisiklet dükkanı. Hem kahveyi hem bisiklete binmeyi seviyoruz e hadi o zaman diye açmışlar burayı. Zaman zaman bisiklet workshopları ve turları düzenliyorlar.

Hazır Doğu Londra'dayım, üşenmeyip Shoreditch'e yürürdüm. Cumartesi günü Shoreditch bir başka oluyor. İlk durak Spitalfields Market. Tasarım ürünler, ikinci el kıyafetler, çantalar, ev eşyaları, çeşitli yiyecek standları..yani bakılacak çok şey var. Spitalfields vintageları Brick Lane vintagelarından daha ucuz oluyor bunu da buraya not düşmüş olayım.

Spitalfield'dan sonraki durak Brick Lane. İstanbul'da tanık olduğumuz soylulaştırma çalışmalarının babası burası. Hint restoranlarıyla hipster mekanlar birarada. Caddenin bir yanı Müslüman mahallesi. Tasarım mıdır nedir garip bir minaresi olan camileri var. Bir cuma çıkışına denk gelmiştim. Gerçekten ilginç bir ortam. Hipsterlarla aralarında nasıl bir dinamik var bilmiyorum ama yeni bir yaşam alanı yaratmış gibi gözüküyorlar. Hipster dediğimiz insanlar da Hintli Müslümanların arasında kendilerini "otantik" bir ortamda, oryantalizmi yaşayan romantikler olarak mı hayal ediyorlar bilmiyorum.  


Brick Lane'in en güzel bence yanı sokak resimleri. Nereden çıkacakları belli olmuyor. Sürekli yenileri ekleniyor. Bir gördüğünüzü bir daha göremeyebiliyorsunuz. 

Brick Lane' de en sevdiğim yerlerin başında Beyond Retro geliyor. İki üç ay önce açılan outlet kısmıyla daha da sevdirdi kendini. En sevdiğim elbiseleri. Ama her şeyi bırakıp çoğu zaman erkek bölümüne yöneliyordum çünkü kırmızı oduncu gömlekleri ve kot ceketler başka söze gerek yok. En son denediğim tap dance ayakkabılarını almadığıma hala pişmanım. Yorgunken asla gezilmeyecek bir yer. Enerjiniz varken gidin.

Beyond Retro'nun üzerinde bulunduğu Cheshire Street'te birbirinden farklı vintage dükkanlar bulabilirsiniz. BR'den sonraki favorim Blackmans adlı ayakkabı dükkanı. 3 neslin işlettiği Blackmans tam bir esnaf yeri. Piyasada 90 pound olan Doctor Martens'leri yarı fiyatına alabileceğiniz, Chelsea botları 25 pounda, indirim zamanında Timberland botları 10 pounda bulabileceğiniz yegane dükkan. (hepsi birinci el) Bir diğer favori ikinci el dükkanım da Absolute Vintage. Cambridge satchellar, deri sırt çantaları, ikinci el Doctor Martens çizmeleri arıyorsan adres burası. 

Hafta sonu mini konserleriyle Rough Trade, antikalarıyla Tea Rooms, yazar söyleşileriyle Brick Lane Book Shop diğer sevdiklerim. Ayrıca Rough Trade'in hemen yanındaki Basement Vintage Sale'de hayatımın en iyi pazarlığını yapmıştım. Torunlarıma anlatmalık. 

Brick Lane'den Bethnal Green'e doğru ilerlediğinizde Vintage Emporium'un Tea Room'una uğramadan geçmeyin. 19. yüzyıldan kalma bir anane evi görünümünde adeta. Biraz ilerdeki meşhur Bagel Shop'tan bagel almayı unutmayın. 

Gelelim doğu Londra'nın  en garip kafesine: Lady Dinah's Cat Emporium. Bizim bu İngilizler modernite modernite diye sokak hayvanı konseptini ortadan kaldırdı. Şimdi de hayvanlarla vakit geçirmek için ortam yaratmaya çalışıyorlar. Bethnal Green'deki kedi kafesi de bunun bir örneği. Daily mail'e göre kafe ilk açıldığında randevu almak isteyen 3.000 kedi sever yüzünden kafenin websitesi çökmüş. Bir arkadaşımın dediğine göre de insanlar aylar öncesinden yer ayırtıyormuş. Kafede 7-8 kedi var. Siz kekinizi böreğinizi yiyorsunuz bir yandan da kedilerle vakit geçiriyorsunuz. Giden arkadaşlarımdan terapi gibi diyen var onları Caddebostan sahiline alalım bi zahmet. Allah aşkına. Modernite insanı ne hallere sokuyor.. 



Doğu Londra biter mi? Bitmez. İkinci Postada görüşmek üzere. 

son haftamda spitalfields'dan aldığım manasız şeyler şöyleydi:
bir kutu havuç tohumu, sosis köpek şeklinde kurabiye kalıbı, hasır bir çanta ve cüzdan,
80li yıllarda annemin Londra'dan aldığı korkunç görünümlü royal guard bebeğin 3 farklı versiyonu (kabus devam ediyordu), lady bird kitap serisinden Mozart sayısı, kırmızı kamp kupaları  ve İlkin bey'e aldığım madalyon.


-B

Share:

1 yorum

  1. Londra yazıları sonrası haset birine dönüşüyorum

    YanıtlaSil