Güle güle 2014

2014. Bize iyi davrandığın, yeni maceralar getirdiğin için sana teşekkür ederim. Bizi 2015'e emanet ederken birlikte bir sürü sürpriz hazırlamış olduğunuza inanıyorum. Bakalım 2014 nasıl geçmiş!


1) Kahve


Ben hep çay insanı oldum. Çoğu insanın aksine kahve benim uykumu getirir. Ama bu sene hakikaten hayatımın en iyi kahvesiyle karşılaştım. Şehir: Roma. Malum mekan: Tazzo D'oro. Roma'nın o koyu sarı turuncu tonlarıyla, köşeyi dönünce karşınıza çıkan Pantheon. Meydandaki sokak sanatçılarından gelen çello sesi. Biz 8 kişi elimizde kahve bardaklarıyla kaldırıma oturmuşuz daha birincisi bitmeden ikinci kahveyi almayı düşünüyoruz. O kadar güzel. 


2) Konserler


Kim bilebilirdi ki bu iyi aile çocuğu görünümlü adamın bu kadar seksi olabileceğini! Tom Odell tam bir bad boy arkadaşlar. Gördüm deneyimledim. Bir porsiyon aldım size de tavsiye ederim. "Naughty" deyişi hala kulaklarımda hadi ben gittim... (benimle Tom Odell'in yanakları hakkında konuşmak isteyen varsa özelden alayım) (Tom'un en sevdiğim şarkısı


Yılın ikinci en iyi konseri de Agnes Obel oldu. Tek kelimeyle büyülendim. Konserden çıktığımdaki mutluluğumu ve hafifliğimi unutamıyorum. Agnes bütün samimiyetini dinleyicisine çok güzel aktarıyor. İkinci albümü zaten AMAN ALLAHIM çok güzel. Şurdan bir link bırakıyorum daha önce dinlememişlere buyrunuz. 

3) Lizbon



Şubat ayında iki günlük minik bir Lizbon macerası yaşadım. Minik sahilinde yaptığımız piknikle, her binası ayrı güzel fayanslarla kaplı, minik meydanlarda minik kafeleriyle çok sevdim Lizbon'u. Trene kaçak binip gittiğimiz Rococo sarayından portakal çaldık. Hayatımda yediğim en güzel portakaldı. Yanımda bir adet fayans ve bolca Lizbon sarısı ile döndüm evime. Ve tabi sonrasında tanışacağım Pessoa'yı unutmayayım. Ah Pessoa :(

4) Düğün


Düğün mü deyip geçmeyin. Ekip olarak ilk düğünümüze gittik. Öyle ki kendimizi gelini almaya giderken bile bulduk. Yağmur altında davul zurna duyan Gülce'yi tutamadık. Kurabiye ailesine resmi olarak girişimizdir! Bir yerlere yazılsın! Bademli düğün pastası da nefisti.

5) Road trip



İlk 4lü araba yolculuğumuzu yaptık. Midilli maceralarımızı okuyanlar bilir. Minik arabamız Kamuran'la 5 gün boyunca Midilli yollarını aşındırdık. Yolculuğun en güzel kısımlarından biri arka koltukta İlkin Bey ile birlikte keyif çatıp muavini darlamak oldu. Kek yok mu kek!

6) Şirince Matematik Köyü


İlk defa çadırda kaldım. Zeynep'le akşam karanlığı çökmeden okumaya çalıştığımız Tanpınar, köyün en serin ve huzurlu yeri olarak ev gibi benimsediğimiz koltuklar, günübirlik İzmir maceramız...İlk akşamımızda Erdem Şenocak'tan Tehlikeli Oyunları izledik. Tek kelimeyle muhteşemdi! En güzeli de Kaanların gece köye gelip müzik yapmasıydı. Zeynep, bir dahaki Şirince ziyaretimizde o kahvaltı yapılacak!

7) V&A


2014'ü güzel yapan şeylerden biri Londra'ydı benim için. V&A de Londra'yı güzel yapan yerlerden biri. Bahçesine ilk girdiğimdeki heyecanımı (dehşete yakın) oraya her gidişimde hissettim. Muhteşem bir çilekli tarta ve dünyanın en güzel kağıt bardaklarına sahip. Restoranı ayrı güzel. Hele de piyano resitaline denk gelmişseniz.

8) İlkin


İlk karşılaşmamızı saymazsak tam olarak geçen sene yılbaşı partisinde tanıştım onunla. Genelde yeni tanıştığımız insanlar grubumuzun arkadaşı olur. O ilk andan itibaren grubun bir parçası oldu. Hayata bakışıyla, kendine bakışıyla tanıdığım en güçlü insan. İlkin Bey. Aşık olduğum insanlardan biri. 2014'ün bana (T: bize, G: hepimize) en güzel hediyesi oldu.

Bonuslar:

Gülce'nin Cemal Reşit Rey konser salonunda iki adet maret sucuk kaybetmesi. Sucuklar sonra güvenlik tarafıdan bulundu.
Venedik'te yaptığımız konfeti savaşı.
İlkin'le kumsalda yaptığımız tavuklu mezeli piknik.
Martin Creed sergisinde balon dolu bir odaya girmemiz.
Roma'da otel odasında Hayalet Sevgilim şarkısına çektiğimiz klip
Ve tabi Anlatsanabiraz. 2014'te verdiğimiz en güzel kararlardan biri bu blogu açmak oldu.



Yeni yılınız şimdiden kutlu olsun!! (espri yapmayacaktı) (tuttu kendini)
-B

Share:

2 yorum